26 Ekim 2021 Salı

Kayıp Ruhlar

 

Kayıp Ruhlar

 

    Kaybedenler, tutunamayanlar ya da yıkıklar.  Hangi sıfatı koyduğumuzun bir önemi yok. Tek başına akıl sağlığını korumaya çalışan insanlar. Ya da bu savaşı kaybedip  --gerçek anlamda-- bu sıfatı hak edenler. Ben bu savaşı kaybeden birine denk geldim.  Bu kaçıncısı pek bilmiyorum, zira gerçek anlamda kayıp ruhlara çok denk geldim. Sanki hayat beni uyarırmışçasına...  Ve hemen hemen bu insanları gördüğümde hüzün-acıma arası tarifi güç bir duygu oluşuverir içimde. Bu yazıda onlardan birine değinecek biraz bir şeyler karalayacağım. Belki aydınlanma yolunda yürüyenlerdensen sende bir kaç şey alırsın.

 

     Aşağıda 6 dakikalık bir video bulacaksın. Bu videoyu izlemeni istiyorum. Aklını ve zihnini aç olabildiğince dikkatini ver.
https://www.youtube.com/watch?v=KVOjJf6gYuw
(Bodycam Footage Of Police Shooting Actress Vanessa Marquez)

 

     Ne düşündün?
     Ne hissettin?

     Yaşıyor musun¿

 

------------------------------------------------------------------------------

---------------------------------------------------------

-----------------------------------------

------------------------------

------------------

----------

----

           Artık sende Vanessa'yı tanıyorsun. Acaba nasıl bir çocukluk yaşadı? Ailesi nasıl insanlardı? 15 yaşındaki halini görüp kıyaslasak neyleri fark ederdik? Yeteri kadar sevgi ve ilgi görebilmiş miydi? Aşık olduğu ilk erkek nasıl biriydi?  Neyleri severdi? Neylerden korkardı? Nasıl bir insandı?  Ama evet... Artık bunların onun için pek önemi kalmamış gibi. Odasındaki karışıklığı hayati ile aynı.  O odanın kaotik oluşu ve bunu kimsenin o ana kadar farkında olmayışı çok üzücü değil mi?   Bir an için 'o' olmayı denesenize. Dağınık evin içinde olduğunuzu o soğuk odadaki yatakta yattığınızı. Etrafın sessizliğini ve beyninizin işkence eden gürültüsünü...   İşte kayıp bir ruh...

           Videonun ilerisinde Vanessa silah çıkarıyor. ABD'de kesici veya ateşli bir silah olduğunda polis kendisini tehdit altında hissederse ateş açabiliyor.   Akıl sağlığı yerinde olmayan birinin ne yapacağı kestirilemediği için ateş açmalarını da normal karşılıyorum.  Benim içimi burkan iki şey ise Vanessa'nın ''beni öldür'' demesi ve silahının sahte oluşu.  Belki de amacına ulaşmıştır kim bilir?
İyi geceler Vanessa.

 

https://www.youtube.com/watch?v=Fv7ldgocZRs

(Amazarashi -  自虐家のアリー )

5 Ekim 2021 Salı

Bilinçaltı Dünyası #2

 Karışık ve ufaklar fakat hepsi güzel bir analiz sundular bana. Bilinçaltımın neler düşündüğü hakkında. 


1. Evre


İlk olan rüyada annem ve iki kız kardeşimle dışarıdayım. Öğlen vakti ve hava karanlık. Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. Kim bilir kaç yılında yapılmış var yok arası bir yolun üstünde duruyoruz. Yanı başımızda bizi yağmurdan zerre korumayan bir ağaç var. Etrafımızda kimse yok. Tek bir şemsiyeye sığınıyoruz.  Annemle aramda bir konuşma geçiyor. Bu sırada ne olduğunu hatırlamıyorum ama derin bir hüzün hissediyorum. (rüyada bazen acımasız olan kısımda bu -hissedebilmek- değil mi?) bu hüzün yağmura aldırmadan şemsiyeden çıkmamı sağlıyor ve  ---NEDEN KİMSE BENİ DÜŞÜNMÜYOR?--- diyerek ağladığımı hatırlıyorum.  Bu gerçek dünyada yapmayacağım bir şey. Duygularımı bu denli dışarı vurarak ağlamak. Başka bir cümle kurarak 'yapamayacağım' bir şey de diyebilirim. Açıkçası o an kardeşlerimin yüzlerini bile göremiyorum. Sanki sadece Annem üzülüyor. Sadece annem. Fakat devamını hatırlamıyorum. 


-----


2. Evre 


İlk olan rüyadan önce mi sonra mı veya aynı evrende mi onu hatırlayamıyorum. Fakat sık sık daha önce de rüyamda görmekte olduğum bir apartmandayım. Bu apartman diğerlerinin aksine, belki de en üst kat olması dolayısıyla zemininin beton olması dışında dışında ahşaptan direkleri ve çatısı var. Bu evin tavanı o kadar dar ki boynumu hafif eğip gezebiliyorum. Herhangi bir koridora sahip değilim odaların birinden diğerine geçiyorum koridorsuz şekilde. Evin içinde fena halde boğuluyor ve sıkılıyor gibi hissediyorum. 

Bu rüyada hissettiğimde sıkışmışlık hissiydi. Kendinizi mağaradaki bir geçitten diğerine geçmeye çalışırken sıkışmış olarak hayal edin, kıpırdayamıyorsunuz... Buna benzer bir his diyebilirim. 

Bunu okuyan bir yabancı ne kadar -doğru,yanlış veya uygun- bilinçaltı analizi yapabilir bilmiyorum. Sonuçta beni, hayatımı veya iç dünyamı bilmiyor. Fakat benim için oldukça güzel bir analiz sundu bana. 


------


Sıkılmadıysan devam et :)

3. Evre'deki rüyada analizlik bir şey yoktu. Uzun ve farklı bir rüya olduğundan geçiyorum.  Özeti şu > bir şato, bu şatodaki kalabalık insanlar benimde içinde olduğum bir arkadaş grubu, bu grup şatonun odasında gezerken bir kapıdan giriyor bu kapıdan girenler bir daha geri dönemiyor. Çünkü o kapıdan girdiğinizde mantık dışı bir labirente giriyorsunuz ve dönmek istediğiniz kapılar başka yerlere açılıyor. Bende bu kapılardan geçerken çeşitli maceralara giriyorum. Yazması uzun olacak maceralar :)  En sonunda dışarı çıkıyorum ama ^^   Özeti bu.  Son gördüğüm rüya buydu. 


Bir sonraki yazmak hevesime kadar hoşçakal geniş alan, hoşçakal ıssız ortam, hoşçakal benliğim. Aaa evet ve son olarak odaların tekinde benle güzelce ilgilenmiş düz saçlı sarışın kız sana da hoşçakal :) 

https://www.youtube.com/watch?v=cuj__JnGWLg
Daft Punk - Within