Tavanı yüksek oldukça lüks bir bankanın içindeyim. İçeride farklı farklı insanlar var. Türkiye'deyim fakat farklı bir Türkiye burası. 3-4 basamaklı olan geniş merdivenlerden içeri teröristler giriyor. Uzun sakalları bana İslam'la alakası olmayan tarikat teröristini andırıyor. Herkesi gaddarca tüfekleriyle taramaya başlıyorlar. Silah sesleri o kadar yoğun ki çığlıkları bastırıyor. Bir an olsun silahlar durmuyor sanki sınırsız mermileri varmış gibi ateş ediyorlar. Orada bir anlığına görüş açım bir teröristinkine kayıyor. Onun bakışından görüyorum. İnsanlara ateş ederken insanların suratındaki korkuyu görüyorum. Ateş eden kişinin bundan haz alırcasına ölmüş olan birine dahi ateşe devam ettiğini görüyorum. Kan ve vahşet, boyuna giren kurşunlar, kaçışan insanlar ortalık cehennem gibi. Ardından kendime dönüyorum silahlı olan terörist bana silahını uzatıp beni şok halinde yakalıyor ve öldürüyor. Korku hissetmiyorum rüyamda ya da herhangi başka bir his. Sadece şaşırmayı hissettiğimi hatırlıyorum. Şaşırıyorum. Anlamıyorum. ------ Daha sonra tüm senaryo en baştan başlıyor. Fakat bu sefer ben bu durumun farkındayım. O geniş kapıdan 5 teröristin içeri bir anda gireceğini 3-4 basamaklı geniş merdivenlerden inerken vahşice herkesi tarayacaklarını biliyorum. Bu sefer vezneye yakın balkondan diğer bölmeye geçiyorum o sırada teröristler girip az önceki senaryoyu tekrarlıyorlar.
Bulunduğum yer bir gökdelen gibi. New York'un times meydanına benzer bir ortam ama Türkiye'deyim. 2. kattayım. Bir şekilde kaçıyorum oradan. Arada yaşadığım sisli anıları tam hatırlamıyorum ama görüşüm bir ara gene Teröristlerin içine kayıyor. Olaydan sonra onların arabasında hayalet misali onların içinde buluyorum kendimi. Onların hislerini hissediyorum yoğun çok yoğun bir adrenalin içindeler. Onlar da ne yaptık biz dercesine pişmanlık içermeyen bir şaşkınlık içindeler. Ön koltuğa oturan liderleri olduğunu düşündüğüm biri yaptıkları şeyin kutsallığından bahseden bir kaç zırva bahsediyor. Sanki suçluluk hislerini bastırmaya çalışıyor gibi diğerlerinin, ama hiçbiri suçluluk hissetmiyor ki. Hepsinin aklında yaptıkları şeylerin görselleri geçiyor. Kendime döndüğümde havanın kararmış olduğunu görüyorum. Varoşun içindeyim. Dar sokaklar kötü görünümlü evler. Dışarı asılmış çamaşırlar. Verandada oturan teyzeler küçük küçük bahçeler. Hepsinin içinden yolumu bulup evime gitmeye çalışıyorum. Görsel yine kayıyor, Bursa - Heykel meydanına gidiyorum gene başka bir adam. Muhtemel bizden yana olan bir casus ya da muhbir. Beyazlar içinde sakallı. Bir şekilde onun tehlikede olduğunu düşünüyorum. Bir şeylerin farkına varıyor ve büyük bir korkuyla haberi ulaştırmak için harekete geçiyor. Bu büyük haber Türkiye'ye yapılan - yapılacak olan büyükçe bir saldırı. Bir şekilde Türkiye tam o sıralarda hiç beklemediği bir savaşa giriyor. Habersizce... ve gaddar bir düşmana karşı. Havada uçaklar uçuyor bombalar patlıyor. Tüm insanlar cehennem misali sağa sola kaçışıyorlar. Bir şeyler için çok geç. Herkes anlıyor. Görüntü bana geldiğinde evime yaklaşmışım gece olan hava sabaha varmış. Güneş hafiften kendini göstermeye başlamış. Her yer, tanıdığım mahalle, geçtiğim caddeler yıllarımın geçmiş olduğu sokağım ve mahallem moloz yığınına dönmüş Dehşet içindeyim. Azimle evimi bulmaya çalışıyorum. Mucizevi şekilde evimin iskeleti ve bazı duvar kısımları duruyor. Her yeri yanmış. İçeri acilen zıplayıp en değer arz eden şeyleri sakladığım sandığımı bulmak için atılıyorum. İçeriden kötü niyetli olmayan biri çıkıyor elini göğsüne getirip Allah'ın selamını veriyor. İçeride namaz kılmış. Yukarı odama çıktığımda sandığımın güvende olduğunu görüyorum. Yüksek bir rahatlama geliyor. Bir şekilde anne tarafından dedemi görüyorum evimde. Bu evrende ailem boşanmamış olmalı yoksa dedem, babam ve benim oturduğum eve gelmezdi. Babamı göremiyorum muhtemelen bencil davranıp bir yerlere kaçmıştır amına kodum evladı. O an öyle düşünmüyorum burada ekledim :D O an aklıma bile gelmiyor. Sadece dedem var ve dayımın kızı Elif var tüm masumluğuyla orada. Çatıya çıkmış oynuyor. Onu korumak için alıyor ve içeri götürüyorum. Bir şekilde evimizin altında devasa tekerlekler olduğunu hatırlıyorum. Dedem çalışır mı gibisinden bir şeyler soruyor. Denemesini söylüyorum. Evimiz ¿ bir şekilde çalışıyor ve onunla dedemlerin oraya çıkıyoruz. Yolda tek gördüğüm molozlar ve yıkım oluyor. Hissettiğim ise üzerimize bir bomba düşüp düşmeyeceği. Çünkü gök yüzünde uçaklar birbiri ile savaşırken bazı alanlara bombalar düşüyor. Evin stop edip durmasından korkuyorum. Bir şekilde ulaşıyoruz. Bir şekilde güvendeyiz.
Uyanıyorum. Saat 6:45 Dışarıda rüzgar var. Dün çok yalnız hissetmiştim. Neden böyle bir rüya gördüm. Analiz yapamayacak kadar üşeniyorum. Bu yazıyı Hotaru'ya armağan ediyorum. Çünkü bana bunu yazmamı bir nevi o hatırlattı.
Gelenek: øneheart - this feeling
2 Aralık 2023 Cumartesi
Bilinçaltı Dünyası #4
Kaydol:
Yorumlar (Atom)