Aklımda şu an ne var biliyor musun, bazen beynimizdeki yük o kadar ağırlaşıyor o kadar çoğalıyor ki bunun altında eziliveriyoruz. Performansımız düşüyor ve kendimizi eleştiriyoruz. Her bir şeyimizi... (şahsen bende böyle oluyor)
Böyle durumlarda mutlak bir sadeleşmeye gidiyorum ben. İlk olarak sosyal medyayı çok keskin bir şekilde kısıtlıyorum. Bazen 5 dakika bazen hiç girmiyorum. Yeni bilgi sokmuyorum beynime. Çünkü biliyorum ki öz yıkımım dünyadaki en iyilerde en üstlerde. Öyle kaliteli s**kerim kendimi. Dillere desten olun üstüne Türküler yazılır. Öyle kaliteli s**kerim kendimi. Elimde değil... O yüzden mümkün mertebe o orospu çocuğuna malzeme vermiyorum. Biliyorum olmadık bir şeyi kafaya takacak mantığın sesini dinlemeyecek. Öyle kaliteli kötü hissettirecek ki beynimdeki yoğunluk yetmezmiş gibi birde hislerimle uğraşacağım. Duygusal stabilite haline ulaşamamış her bir erkek olmamış erkektir. Bak şimdi bana bunu söyledi. Orospu çocuğuna bak şimdi bana bunu söyledi... Ama haklı... Haklı!! Duygusal stabiliteye her ulaşamamış erkek olmamış erkektir. Bir erkeğin duygusal olarak kaya gibi olması gerekir. Dönüp bakınca 15 yıl önceki benle kendimi kıyaslasam çok çok güçlü bir değişim var evet. (Ama yeterli değil.) sus orospu çocuğu az şefkatli davran (kimse sana şefkatli davranmayacak) biliyorum... (o halde ağlama, çalış) gücüm mü var? (eylemden sonra gücün gelecek) sen hangisisin? Eleştirmeyecek misin? (ben mantığınım bu kadar vakit harcadık yeter. şimdi işe gitmek için 4 dakika içinde hazırlanmalısın yoksa geç kalacaksın) Eyvallah benliğim. siktir olup gidiyorum. vaktim yok...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder